SENİ ARADIM SEVDİGİM
April 25, 2008 | yazan : cankoruroglu | Filed under: ÅŸiir *?php if(function_exists('the_ratings')) { the_ratings(); } ? */>
SENİ ARADIM SEVDİGİM
GECENİN MAVİSİNDE GECENİN ERTESİNDE
GÜNEÅ?İN GÜZELLİGİNDE
İSMİNİN ÖZELLİGİNDE
GÖZLERİNİN GÜZELLİGİNDE
AÅ?KIMIN HERZAMANKİ TAZELİGİNDE
HEP SENİ ARARIM SEVDİGİM
HEP SENİ…!
                                                           YAZAR: can koruroğlu
Etiketler: -
*?php print sociable_html(); ?*/>
Bu kategoride birde bunlar var :
2 yorum
çok güzel şiirleriniz var benimde var ama nedense kimseyle paylaşamıyorum




Merhabalar,
Her ne kadar blograzzi üzerinden ziyaretlerinize gelemesemde buradan sizi fırsat buldukça takip etmekteyim ve birçok konuda faydalanmaktayım.
HerÅŸeyin gönlünüzce olması dileklerimle güzel bir hafta sonu dilerim…
BİR DOSTLUK ÖYKÜSÜ
Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği
bir kazada birlikte ölmüşlerdi. Diğer alemde
bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya
başladılar.Adam çok susamıştı, biraz su
bulabilmek ümüdiyle yürümeye devam
ederken, birden kendilerini muhteÅŸem
bir manzaranın karşısında buldular.
Rengarenk çiçekler,süsler içerisinde bir
bahçe, altından yapılmış bir saray kapısı
ve onları karşılayan beyazlar içerisinde
bir melek. Adam köpeği ile birlikte meleğe
yaklaÅŸtı ve sordu. “Burası neresi?”
Melek gülümseyerek ; “Burası Cennet” dedi.
Adam bunun üzerine sevinçle “Harika!” dedi
“Peki bana biraz su verebilir misiniz?
Melek; “Tabi” dedi “İçeri girin, içeride dilediÄŸiniz
kadar su içebilirsiniz.” Adam köpeÄŸine
seslenerek “Haydi, gidiyoruz” dedi fakat melek
“Hayvanlar buraya giremez” diyerek köpeÄŸin
içeriye girmesine engel oldu. Adam,
susuzluktan bitap düşen köpeğine kıyamadı.
Onu dışarıda bu halde bırakıp cennete
giremezdi, asıl bu günahtı. Ve adam geldikleri
yönün tam tersi istikamete doğru köpeği
ile birlikte yürümeye devam etti.
Bir süre sonra kendilerini bu kez tozlu,
çamurlu bir yolda buldular. Yolun sonuna
geldiklerinde, çiftlik girişini andıran bir kapıyla
karşılaştılar. Yırtık, pırtık elbiseli bir dede
çıktı karşılarına. Adam sordu;
“Bana biraz su verebilir misiniz?”
Dede “içeri gel” dedi. “Å?urada, sag tarafta bir
çeÅŸme var” Adam “Peki bu hayvancağızı da
içeriye sokabilir miyim? o da çok susadı…”
Dede “Tabi”dedi. “ÇeÅŸmenin yanında
köpeÄŸinin de su içebileceÄŸi bir kase bulacaksın.”
Adam köpeği ile birlikte kapıdan içeriye girip
biraz ötedeki çeşmeden doya doya suyunu içti.
Köpek de oracıkta bulunan kaseden doya doya
suyunu içerek, susuzluğunu giderdi. Sonra adam
geri dönerek, girişte bekleyen dedeye sordu;
“Suya doyduk. Allah razı olsun. Peki ama
burası neresi?” Dede “Burası cennet” dedi.
Adam iyice ÅŸaşırmıştı. “Ama nasıl olur?!
az önce burası gibi kırık, dökük olmayan
muhteşem bir yere gittik ve kapıdaki melek
oranın cennet olduÄŸunu söyledi… Dede;
“Å?u rengarenk çiçeklerle süslü, altın kapılı
yer mi?” dedi. “Orası cehennem” Adam iyice
ÅŸaşırmıştı. “Peki ama oradakiler buranın
adını kullanarak insanları kandırıyorlar diye hiç
kızmıyor musunuz?” Dede gülümseyerek
yanıt verdi; “Kızmıyoruz. Çünkü onlar, kendi
çıkarları için arkadaşını, başka canları yarı
yolda bırakanları cenetten uzak tutuyorlar.”
Dostlarınızı yarı yolda bırakmayın.
Sadece insanları değil, hayvanları da sevmek,
korumak, kollamak bir insanlık görevi, dostluk
örneğidir.
Bir dostun! üzüntüsüne herkes sempati duyabilir,
bu çok kolaydır. Bir dostun başarısına sempati
duyabilmek ise çok sağlam bir karakter gerektirir.
DOSTLARINIZA DOSTLUÄ?UNUZU
HİSSETTİRİN.