Kahire
Mayıs 5, 2008 | yazan : boracula | Kategori: güvenlik *?php if(function_exists('the_ratings')) { the_ratings(); } ? */>

Bizim kültür turları nasıl türlü ıvır zıvır üretimi ve satışı yapılan yere yolcuları mutlaka getiriyorsa Mısırda da papirüs yapılan atelyelere uğranıyor. Bunun şöyle bir hoşluğu var; gerçekten otantik unsurlar üzerinde bilgilenme imkanınız oluyor.
İngilizce kağıt anlamına gelen paper kelimesinin kökeni işte bu papirüs. Papirüs yapımında, sapın yeşil kısmı soyuluyor. Kalan beyaz kısım ince ince kesilerek normal suda altı gün bekletiliyor. Sürenin uzaması yada kısalması kağıdın rengini direkt etkiliyor. Sudan çıkarılan hamur kıvamına gelmiş hammadde havan yada dibek gibi bir nesnenin içinde iyice dövülüp oklava ile açılıyor. Bu işlemin ardından satır ve sütun çizgilerini belirleyecek bir kalıp üzerine yerleştirilerek keçe arasında beklemeye bırakılıyor. Bir papirüsün gerçek olduğunu anlamanın yollarından biri ,kağıdı güneşe tuttuğunuzda bu satır yada sütun çizgileri görebilmenizde saklı.
Papirüs atelyelerinde otantik papirüsler alabileceğiniz gibi üzerine hiyeroglifler ile adınızı yazdırmanızda mümkün. Bana fiyatlar yüksek göründü.
Bu arada soyulan yeşil kabuklardan ise terlik altlığı yapılmaktaymış.
Gece Kahire’yi sorunsuzca gezebilirsiniz. Sokakların her zaman pis olduğu şehir havanın da yumuşaması ile geceleri daha bir kalabalık olmakta. Arabalar eski. Tofaşın kuş serisi Mısırlıların göz bebeği. �?ehir kesif bir mazot kokusuyla esir alınmış.
Her geri ülke gibi kahvelerin tıklım tıklım olduğunu belirtmekte fayda var.
Kısacası ilk gün panoramik şehir turu ve piramitlerin gezilmesi ile geçmekte.
İkinci günün hedefi dünyaca ünlü Kahire Müzesi.
Giriş 50 Mısır Paundu. İlk önce bahçede bir yoldan ilerliyorsunuz. İkinci kapıdan çıkınca kafe ve hediyelik eşyalar satan bir yere ulaşıyorsunuz.
Müze devasa bir yapı. Dolayısıyla planlı bir şekilde gezmek şart.Yoksa aynı yollardan defalarca geçebileceğiniz gibi kimi yerlere de hiç uğramadan geçmiş olabilirsiniz.
Giriş katında lahitler ve mumya yapımı ile ilgili eşyalar sergilenmekte.
Üst katta ise Tutankamona ait hazine dairesi var. Hazinenin önemli bir bölümü ve mumyanın ta kendisi British Museumda. Mısırlılar haklı olarak bunları istemekten İngilizler ise utanmadan vermemekten sıkılmamış. Meşhur altın maske de burada. Takıların güzelliği ve zarafeti de anlatılması gerekenlerden.
Yirmili yaşlarına varmadan ölen firavun en meşhur lanetli mumya. Bunu da eklemekte fayda var.
Mumyaların olduğu kısma ayrı bir ücret ödeyerek girebiliyorsunuz. Bununda bedeli 100 Mısır Paundu.Burada flaşsız bile fotoğraf çekmek kesinlikle yasak. Tabi, ortalıklarda pekte nöbetçi dolaşmadığı için çekim yapabiliyorsunuz. Oldukça karanlık olan bu kısımda bir oda Ramses’e diğeri Ramses’in ailesine ait.Bir kadın ve kedisinin mumyası var.Kedi mumyası bir zamanlar bebek mumyası sanılmaktaymış.
Kahire Müzesi kendinizi kaptırırsanız yada meraklısıysanız rahatlıkla gününüzü geçirebileceğiniz bir mekan. Ama isterseniz şehirdeki yakın çevredeki müzeleri de dolaşarak günü doldurabilirsiniz.
Geceleri çok sayıda olan casinolara giderekte vakit geçirebilirsiniz. Bunlardan kaliteli bir tanesi şehrin güzide semtlerinden Zemalekte bulunan Mariot Otel. Zamanında vali konağı imiş. Kumar oynamasanızda çevreyi ve oynayanları izlemekte ayrı bir eğlence. Luxor bira oldukça övülmekte.
Etiketler: anıt mezar, British Museum, Enver Sedat, gezi notları, kahire, kahire gezisi, Kefren, mısır, Nil, Osmanlı kalesi, Papirüs, piramit, Sakkara, sfenks, Tutankamon, Wadi Natrun, İskenderiye
|
Bu kategorideki benzer yazılar |
|






