Recent Comments

  • ultrAslan: sarıyla kırmızıyla alnımızın akıyla…:D fb yi tutacağıma aklımdan bir sayı tutarım daha...
  • ultrAslan: arkadaşlar bence fbden bişe olmaz…eğer fb o kadroyla bişe yapamıyosa hiç birşey yapamıyo...
  • akif göç: Ben telefon’un özelliklerini dergide okurken bütün herşeyi aynı idi sadece çift (2) hat...
  • nazmi: yakında “ışınla beni cep” denilen telefonlar çıkarsa şaşmamak lazım.. benim yandan sağa...
  • gözde: ya bu nebiçim bir iştir kardeşim 3 gndr incek inşallah mesennger live beta lütfen insin artık buketi...

Archives

Miscellaneous

Feeds

Kahire

Mayıs 5, 2008 | yazan : boracula | Kategori: güvenlik

Üçüncü gün ilginç piramiti ile meşhur Sakkaraya gidildi. Özel turla gidince 55 Euro veriyorsunuz. Ama şehirde bir taksici ile anlaşırsanız adam başı 10 $ ödeyerek dört-beş kişi bir araca doluşarak her yere gidebiliyorsunuz. Taksicilerin fiyatı sabah 9 akşam 24 arası.Bu adamlar siz gezerken yada bir şeyler yaparkende bekliyorlar.

Sakkarayı meşhur eden diğer piramitlerden farklı olan basamaklı piramiti. Aracınızdan indikten sonra yıkıntılar arasında tahtadan yapılmış bir yolda yürüyerek küçük bir odaya ulaşıyorsunuz. Burada veliaht prenslerin içerisinden rahiplerce firavun seçilmekteymiş. Kazana firavun sembolik olarak bir boğa yada öküz ile dövüşürmüş.

Basamaklı piramit görünen oki Gizadaki piramitlerden bile daha çok yıpranmış. Bu piramitinde içine giriş mümkün. Piramitin yakın çevresinde pek çok mezar odası var. Dar dehlizlerden aşağıya doğru ilerliyorsunuz. Mezar odasının tavanında yıldızlı işlemeler yapılmış. Bir küçük odada da firavunun mumyalama esnasında çıkarılan organlarının saklandığı bir bölme var.

Daha sonra ise Menfis tapınağını gezebiliyorsunuz. Sağlam ve devasa bir yapı burası. İçeride fotoğraf çekimi yasak. Rehbersiz gezmeye kalktığınızda kaybolma ihtimaliniz var.

Turla gezerseniz sizi birde halı okuluna sokuyorlar.

Dört beş günlük bir tur içindeyseniz bir başka seçenekte İskenderiye. Fakat günümüz İskenderiyesi İzmirin epeyce bir geri kalmışı. Meşhur İskenderiye Kütüphanesi fazlaca modern bir üslupla yeniden inşa edilmiş. Osmanlı kalesi ve Romalılar döneminden kalan epeyce bir şey de var. Bununla beraber hızlıca bir hareket ve zamanı hesaplıca kullanarak sağlam bir gezi yapılabilir.

İskenderiye yolunda Wadi Natrun denilen Natrun Vadisinde hristiyanlığın ilk dönemlerinden kalan birkaç manastırdan oluşan bir kompleks var.

En az bir gün Kahirenin sokaklarında gezmeye dolayısıyla kaybolmaya ayrılmalı. Google earthden bakıldığında şehrin çok büyük olduğunu ve çok sayıda tarihi eser olduğunu görüyorsunuz. Handikabınız bu mekanlar arasında da epeyce bir mesafenin olması.

Yakıtın ucuzluğu nedeniyle trafik tam bir keşmekeş. Sokaklar çöpten geçilmiyor. Kalabalıktan söz etmeye bile gerek yok sanırım. Bu kadar insan nerede kalıyor sorusunun cevabı belli. Sefaletin çeşitli aşamalarında her nereyi bulabiliyorlarsa. Dikkatinizi çok sayıda evin sıvasının bile olmaması çekecek. Bunun nedeni parasızlık.Aynı durumun sonuçlarından birisi de yapıların çatılarının dahi olmaması. Bu genelde camları bile olmayan tuğla evler şehre yeni gelenler,yeni evliler yada geçim sıkıntısında olanlarca tercih edilmekte. Bu sınır aylık 400 Mısır Paundunun altındaki kazanca sahip kişileri kapsamakta.

Nispeten zenginler –ki 600 Mısır Paundu kadar kazancı olan kişiler bunlar- biraz daha büyükçe ve beyaz tuğladan evlerde ikamet etmekte.

Birde ölüler şehri kavramı var. �?ehir Memluk dönemi ve eskisinden kalma mezarlıklara sahip.Bu mezarlıklar geleneklere göre genelde ev şeklinde inşa edilmiş. Zamanla dışarıdan göç alan şehirde göçmenler ikamet sorununu bu yapılarda kalarak çözmüş.Mezarların sahipleri ise atalarının mezarlarının bakımını yapıldığı düşüncesiyle kalanlara itiraz etmiyorlar. Bu çılgınca kavramı yaşayan kişi sayısı için iki milyon kişi kadar bir sayı dile getirilmekte.

�?ehirde çok sayıda çarşı var. Bunların en meşhuru El Halili. Kısmen açık kısmen kapalı büyükçe bir alanı kaplamakta. Kapalı kısım daha küçük. Akla gelebilecek her türlü ıvır zıvır mevcut. Dansöz kıyafetleri,çoğunluğu aslında muz kabuğundan yapılmış sahte papirüsler, tespihler,şallar her yerde mevcut. Gümüş eşyada oldukça çok ve el emeği ile yapılanlar takdir edersiniz ki pahalıca.

Her ne yaparsanız yapın ama burada ve diğer çarşılarda iki şeyi unutmayın. İlki pazarlıkta sınır yok. Her hangi bir mal %50 ile %90 arasında indirime uğrayabilmekte. Diğeri ise her yerde de okuduğunuz gibi Türk olduğunuzu anladığınızda Hasan �?aş yavaş yavaş diyen Mısırlılar. Nedeni bilinmez ama Arapların böyle bir takıntısı oluşmuş.

Çarşıda meşhur bir kahve var. Mehmet Akifte cumhuriyet rejimiyle yıldızı barışmayınca bu şehre geçmiş ve genelde bu kahvede vakit geçirip bazı şiirlerini yazmış.

Sayfalar : 1 2 3 4



Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,


Bu kategorideki benzer yazılar
EkleBunu Sosyal paylaşım Butonu
  • No related posts

  • Yorumlayın